İçindekiler




Neden Hala İngilizce Eğitiminde Bu Kadar Gerideyiz?

63 ülkenin yer aldığı İngilizce öğrenme başarı sıralamasında Türkiye 47. oldu. Hiç kendinize neden bu haldeyiz diye sordunuz mu?

Sesli Oku    Durdur


Neden İngilizce Öğrenemiyoruz?

By Erhan Sarıoğlu | Nisan 27, 2020 | 159

Neden ingilizce öğrenemiyoruz?
Yayınlanan bir rapora göre 63 ülkenin İngilizce öğrenme başarısında Danimarka en başta yer alırken Türkiye bu sıralamada 47. oldu. 8 yıllık temel eğitimini tamamlayan öğrencilerin çoğu liseden mezun olduklarında en basit bir cümleyi bile söyleyemez haldeler. İngilizce eğitiminine 4. sınıfta başlayan bir öğrenci ilk ve orta öğrenimi boyunca 8, üniversite ile birlikte 12 yıl İngilizce dersi alıyor. Kabaca bir hesapla yıllara yayılmış ortalama 1500 saat İngilizce dersi görüyoruz.

Neden Hala İngilizce
Eğitiminde Bu Kadar Gerideyiz?

Öğrenciler rasyonel ve sezgisel öğrenme zorluğu çekerek kendi ana dilleri ile öğrenmekte oldukları dil arasında sıkışarak iki dili dengelemede zorluk yaşarlar. Türkiye'deki yerleşik anane ve gelenekler, bebeklik yaşlarımızdan beri bizi ataergil bir büyüme sürecine itmiştir. Bu büyüme tarzı davranışsal, bilişsel ve duygusal açıdan bizleri dünyanın pek çok ülkesinden farklı kılar. Öğrencilik yıllarımız kendini ifade edebilen bir birey olmayı öğretmekten çok, bizleri hata yapmaktan korkan, gergin, tedirgin, heyecanlı ve herşeye mazeret üreten kişiliklere dönüştürerek geçer. Öğrencilik hayatımızın her kesitinde rekabet, kıyas, yarış, sınav ve stress vardır. Kültürel farklılıklar ve aile içi motivasyon da ayrıca ele alınması gereken faktörlerdir.

Neden düzgün bir şekilde
İngilizce öğrenmekte sorun yaşıyoruz?

Bir üniversitede İngilizce eğitimi hakkında 1414 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada katılımcıların büyük çoğunlukla verdiği cevaplar çok ilginçtir.

Annem yada babam İngilizce biliyor olsaydı, öğrenecektim. Çevremde İngilizce konuşan olsaydı, İngilizceyi daha iyi öğrenirdim. İngilizce öğrenemedim çünkü ailem beni İngilizce kursları yerine sınavlara hazırlık kurslarına gönderdi. İngilizceye gerek olmadığına inanıyorum, çünkü diğer ülkelerin bizim dilimizi öğrenmesi gerekiyor.

Bu sonuçlar öğrencilerin başarısızlıklarını en çok çocukken yakın çevrelerinde İngilizce'ye maruz kalmadıkları gerçeğine dayandırdıklarını göstermektedir. Bu nedenle, öğrencilerin biliçaltların bir yansıması olarak, ailenin sosyo-ekonomik durumu ve çevre faktörünün İngilizce eğitiminde önemli bir etken olduğu ve İngilizce'ye daha erken yaşlarda ve sürekli maruz kalmanın başarıyı getireceği kolayca anlaşılmaktadır.


İngilizceye harcanan onca zaman, para ve emeğe rağmen, neden düzgün bir şekilde öğretmekte ve öğrenmekte sorun yaşıyoruz?

Dilbilgisi yapısı ve yazımından, mevcut kurallarla çelişen anlamlarına kadar pek çok şey İngilizce öğrenmeyi zor ve kafa karıştırıcı hale getiriyor.

Sesli Oku    Durdur

Neden İngilizce
Öğrenmekte Zorlanıyoruz?

Neden İngilizce Öğrenmekte Zorlanıyoruz?
Araştırmaya katılan aynı öğrenci kitlesi öğrenme ortamlarının öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun olmadığı, uygulama için sınıf dışı etkinliklere katılmaya teşvik edilmedikleri, derslerin öğrenci merkezli olmak yerine genellikle öğretmen merkezli olduğu, hatta okulda derslerin boş geçtiğini söylemektedir.

Öğretmenle konuşma yapılsaydı, İngilizceyi daha iyi öğrenirdim. Derslerde beni sıkanlar yerine herkese hitap eden metin, dergi, çizgi film, kısa öykü, vb. olsaydı daha iyi İngilizce öğrenirdim. İngilizce derslerinde dinleme, konuşma, okuma ve yazma gibi dört temel beceriye daha çok önem verilmiş olsaydı, İngilizceyi daha iyi öğrenirdim.

Bununla bağlantılı olarak, insanların çevrelerinde hedef dili konuşmaması, dili öğrenememelerinin etkili bir nedenidir. Çünkü öğrenciler günlük yaşamlarında neredeyse hiç hedef dile maruz kalmazlar.

İngilizceye harcanan onca zaman, para ve emeğe rağmen, neden düzgün bir şekilde öğretmekte ve öğrenmekte sorun yaşıyoruz?

Önemli sorunlardan biri de, öğrencilerin yabancı dili okul bittikten sonraya bırakma eğiliminde olmalarıdır. İngilizceyi diğer hobilere tercih etmektedirler. Sonuçlar, katılımcıların gelecekteki kariyerleri için İngilizce öğrenmenin gerekli olduğuna inandıklarını ve İngilizce öğrenmedikleri için kendilerini suçlamadıklarını, eğer yurtdışına çıkma fırsatına sahip olabilirlerse, İngilizceyi başarılı bir şekilde öğrenebileceklerine inandıklarını göstermektedir. Oysa ileride karşılaşacakları hayat ve iş bulma mücadelelerinde çoğunun bunu gerçekleştirme şansı olmayacaktır.


İngilizce öğretenler İngilizceyi bilmiyor.

İngilizce konuşulan bir ülkede günlük yaşamda dinlediğinizi anlamak, okumanız, yazmanız ve konuşmanızdan çok daha zor ve önemlidir.

Sesli Oku    Durdur

Neden İngilizce Konuşamıyoruz?

Neden İngilizce Konuşamıyoruz?
Şimdiye kadar olayın aile ve öğrenci bacağından bahsettik. Asıl üzerinde düşünülmesi gereken İngilizce öğretenlerin İngilizceyi bilmemesidir. Çoğu İngilizce öğretmeninin konuşamadığı, ders müfredatını elindeki yardımcı kitaplarla sürdürdüğü tarzı haberleri basında sıklıkla görmekteyiz. Yani İngiizce öğretenlerin de bu sistemle öğrenemediği aşikardır. Eğitim sistemimiz ezberleme tekniğine dayandığından öğrenciler hiçbir şey üretemedikleri gibi kendilerini ifade etmekte ve insanlarla İngilizce iletişim kurmakta da zorlanırlar.

Kelimeleri birkaç kez duymak öğrencilerin bunları öğrenmesi için yeterli değildir, bu nedenle anadili İngilizce olan öğretmenlerinin okul yıllarında çok büyük önemi vardır. Doğru telaffuz becerileri ve uygulama alanları için her okulda yerli öğretmenlerle birlikte mutlaka yer almaları gerekir.

Her yıl öğretmenlere müfredat verilir ve öğretmenlerden konuları bitirmesi istenir. Bu yüzden, öğretmenler acele eder ve kaliteli eğitimden uzaklaşırlar. Dil öğretimi müfredatı genellikle o kadar hızlandırılır ki, etkili bir şekilde ona ayak uydurmak genellikle zordur. Program daha az konu ve daha fazla etkinlik içerirse, öğrenciler konuları içselleştirme şansına daha çok sahip olur. Ayrıca, mevcut müfredatın oyunlar ve aktiviteler için zamanı yoktur, ancak bu araçlarla İngilizce daha iyi öğrenilebilir.


Türkler neden ingilizce öğrenemiyor? sorusunun cevabı içimizdeki düşman olan Türkçe algılama sorunudur.

Yetişkin yaşlarda yaşayarak yabancı dili öğrenmeye çalışmak sadece günlük rutin cümleleri söylemekten öteye geçemez.

Sesli Oku    Durdur

Türkler Neden İngilizce Öğrenemiyor?

Türkler neden İngilizce öğrenemiyor?
Okul yıllarını geride bıraktınız. Hayatın içindesiniz ve İngilizce öğrenmekten başka şansınız yok. Öğrenciliğinizde yukarıda anlattığımız veya başka nedenlerden dolayı bir türlü İngilizce öğrenemediniz. Birşeyler yapmanız gerekiyor. O halde bu yazımızı mutlaka okuyun.

Okul yılları eğitimi ile yetişkin eğitimi birbirlerinden tamamen farklı hareket eden iki ayrı daldır. Artık sizler için "neden-sonuç" ilişkisi ön plandadır ve öğrendiklerinizin bir mantığı olması gerekir. Bu mantık sayesinde öğrenir ve öğrendiklerinizi kalıcı hale getirirsiniz.

Belli bir yaştan sonra "Türkler neden ingilizce öğrenemiyor?" sorusunun cevabı içimizdeki düşman olan Türkçe algılama sorunu ve yetersiz dilbilgisi hakimiyetidir. Şimdi sizinle ana dilimiz Türkçe üzerine biraz fikir jimnastiği yapalım. Türkçe dilinde cümle yapısı cümle devrik olmadığı sürece İngilizcenin aksine sondan başa doğru dizilen ve her türlü açıklamanın önce yapılıp yüklemin sona atıldığı aslen çok geniş gibi görünen ama temelde oldukça sığ ve cümleyi anlamak yerine çoğu zaman yorumlarımızla sonuca ulaştığımız duyumsallıktan uzak yorumsal bir dildir.

Örneğin,

"beni sevdiğini biliyorum" dediğimizde kimin kimi sevdiği belli değildir. ( o ya da sen )

"Gideceğini " dediğimizde kişinin gidip gitmediği konusunda en ufak bir bilgi bile söz konusu değildir.

Gideceğini söyledi,

Gideceğini söylüyor.

Ancak açıklamalar yapıldığında sonuca varılır. "Geldiğinde" dediğimizde kişinin gelip gelmediği konusunda yukarıdaki mantık çerçevesinde sonuca varmak mümkün değildir.

Geldiğinde ağladı.

Geldiğinde ağlıyor.

Bütüne ulaşıldığında kapsamlı anlam çıkartılır.

"Yağmur yağdığı için" cümlesinde ise yağmurun ne zaman yağdığına dair hiçbirimizin hiç bir fikri yoktur.

Yağmur yağdığı için işe gitmeyeceğim. ( şu an yağıyor )

Yağmur yağdığı için işe gitmedim. ( geçmişte )

Başka bir örnekle açıklamak gerekirse "eve gittiğinde duş aldığını söylüyor" dediğimizde durum tam bir faciaya dönüşür. Yani kişi hep mi gidiyor ve duş alıyor yoksa bir kereliğine geçmişte gitti ve şimdi mi söylüyor cümleden ayırt ederek anlamak konuyu bilmiyorsanız imkansızdır.

Kısaca yukarıda da belirttiğim gibi Türkçe çok dar ve bir cümlenin değişik anlamlar üstlendiği tamamen yorumsal bir dildir. Oysa ingilizcede böyle bir durum söz konusu değildir. İstisnalar dışında bir cümleyi söylediğinizde kainat tek şey anlar. Bu da bize zaten Türkçesini anlamadığımız bir olayın ingilizcesini söylemenin neredeyse imkansıza yakın olduğu sonucunu çıkarır.

Yetişkin yaşlarda yaşayarak yabancı dili öğrenmeye çalışmak sadece günlük rutin cümleleri söylemekten öteye geçemez. Yani "Colin Powell'ın stratejisi uluslararası diplomatik bir kampanya yerine daha geniş ölçekli bir savaşta Mısır ve Suudi Arabistan gibi anahtar müttefiklerin birlikte hareket etmeyeceğini anlayan Dick Cheney'in büyük desteğini aldı." tarzı Newsweek cümlelerini yapabilmek hayal sınırlarını zorlayacaktır.