|
Nesne
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Doğada var olduğunu bildiğimiz,
göremesekte varlığını algıladığımız her
türlü şey bir nesnedir. Kısaca tabiatın kendisi bir nesnedir.
kuş
su
hava
kalem
masa
okul
sıra
koltuk
Yukarıdaki kelimeler incelendiğinde var olan herşeyin nesne
olduğu kolayca anlaşılır.
İsim
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
İnsanlar aralarında konuşurken var
olan bu nesneleri birbirlerine anlatabilmek için bazı kelimelere
ihtiyaç duyarlar. Bu kelimeler nesnelerin adlarıdır. Yukarıda
yazdığımız kelimeler aslında var olan o nesnelerin isimleridir.
Kısaca doğada her nesnenin mutlak surette kendini tanıtan bir
ismi vardır ve isim nesnenin ayrılmaz parçasıdır.
Zamir
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
İsimlerin yerine geçen
kelimelerdir yani isimleri bir kaç kez tekrar etmemek için
onların kotlanmasıdır ve doğadaki bütün nesnelerin bu zamirler
tarafından bir karşılığı vardır.
Ben
Sen
O
Biz
Siz
Onlar
Sıfat
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Nesneleri şekil, büyüklük, nitelik
olarak tanımlayan kelimelere denir. Sıfatlar isimleri niteler ve
isimlerin belirgin özelliklerini tanımlarlar.
kısa
uzun
büyük
küçük
şişman
zayıf
çalışkan
tembel
Tamlamalar
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
İsim Tamlaması
İki tane ismin arka arkaya
gelerek yaptığı tamlamalardır.
okul kapısı
bahçe duvarı
çocuk parkı
kalem kutusu
Sıfat
Tamlaması
Bir sıfattan sonra isim
getirilerek yapılan tamlamalardır.
kırık masa
kötü adam
çirkin ev
şişman kız
kirli elbise
Özne
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Cümledeki olayı yapan, yaptıran ya da edilgen durumda olaydan
direkt olarak etkilenen varlıktır. Canlı veya cansız olabilirler.
Eyleme
ne-kim
soruları sorularak bulunurlar.
Tom yarın Ankara’ya gidecek Kim
gidecek? Tom
Dün bize geldiler. Kim
geldi? Onlar
Onu affetmeyeceğim. Kim
affetmeyecek? Ben
Masa kırıldı. Ne
kırıldı? Masa
Otel yarın açılacak. Ne
açılacak? Otel
İngilizce Dilbilgisinde Türkçedeki gibi gizli özne yokur. Emir
dışındaki her cümlede mutlaka bir özne bulunur.
Fiil
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
İş, oluş, eylem belirten
kelimelere fiil denir. Bana iki tane fiil söyleyin dediğimde
hemen hemen herkes farklı eylemler kullansada onları "mek-mak"
yaparak söyler, yani "git-mek, koş-mak"
gibi. Burada karşımıza çıkan mek-mak ekleri mastar ekleridir.
Söylediğimiz kelimeler ise mastardır. O halde fiil
dediğimiz şey aslında mastarın kendisidir ve fiiller kimin
tarafından yapıldığı belli olmayan ana eylemlerdir. Başka bir
ifade ile ham eylem konumundadırlar ve cümle içinde
kullanılabilmeleri için bir takım işlemlere maruz kalmaları
gerekmektedir. İşte cümle içinde hammadde ( işlenmemiş
) oldukları için kullanamayacağımız ana eylemlere biz mastar
diyeceğiz.
doktor olmak
dikkatli olmak
gelmek
tutuklanmak
yürüyebilmek
uyuyor olmak
boyattırmak
Yüklem
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Çekim almış fiildir. Yukarıda
anlattığımız mastarın işlenerek kullanıma hazır son halidir. Bir
fiilin çekim almasından kastettiğimiz şey öznenin " geçmişte -
şu anda - gelecekte" eyleme iş yaptırmasıdır.
( gitti – gidiyor – gidecek ) gibi..
Bir cümlede sadece
ve sadece bir tek yüklem bulunur.
Yüklem ile mastar arasındaki farkı
her durumda ayırt edebilme yeteneğine sahip olmalıyız aksi
taktirde ingilizce öğrenmekte oldukça zorlanırız.
Cümle
( İngilizcedeki önemini görmek
için tıklayınız...)
İçinde sadece bir tek yüklem
bulunan kelime veya kelimeler grubudur. Kesinlikle cümle
içinde birden fazla yüklem olamaz. Çünkü cümlede bir tek
gramerde zaman bulunur ve oda yüklemdir.
Geçişli Fiil
( İngilizcedeki önemini görmek
için tıklayınız...)
Fiiller arkalarına nesne alabilen ve alamayan diye iki farklı
kullanımla karşımıza çıkarlar. Bu özellik İngilizce Dilbilgisi
içinde bazı dönüşümler için oldukça önemli bir yer tutar.
Eğer bir fiil
arkasına nesne alabiliyorsa geçişli,
eğer arkasına nesne alamıyorsa
geçişsiz bir fiildir.
Burada
açıklamaya çalıştığımız kural, cümle içinde nesnenin mevcut olup
olmadığı ile ilgili değildir. Örneğin, “ Ahmet dün akşam
masayı boyadı ” cümlesinden istendiği taktirde “
masayı ” kelimesi çıkartılıp cümle nesnesiz bir halde
kullanılabilir. Ama bu durum cümlede nesnenin yer alamayacağı
anlamına gelmez. Çünkü “ boyamak ” fiili geçişli yani
arkasına nesne alabilen bir fiil olduğundan istendiğinde cümlede
nesne kullanılabilir.
Oysa,
“ Ahmet dün akşam Ankara’ya gitti ” cümlesinde “ gitmek ”
fiili geçişsiz yani arkasına nesne alamayan tarzda bir fiil
olduğundan cümlede isteğe bağlı olarak nesne kullanımına izin
vermez. Ve nesne bu tarz bir cümlede asla yer alamaz.
Özet olarak,
“ neyi-kimi ” sorularına cevap alamadığımız “ gitmek,
gelmek, oturmak ” gibi fiillere geçişsiz fiil denir ve bu
tip fiiller arkalarına hiç bir şekilde nesne alamazlar.
Edilgen Yapı
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Bilindiği gibi
özne cümlede yüklemi yapan, nesne ise bu olaydan etkilenen
durumdadır. En temel ve yaygın kullanım alanına sahip bu tarz
cümlelere Türkçe Dilbilgisi içinde “
etken ” cümleler
denir.
Etken cümlelerde özne
eylemi direkt yapar
Tom beni
davet etmedi.
Karısını çok
seviyordu.
Odasını her
akşam temizliyorum.
Bu diziyi
her gün binlerce kişi izliyor.
Yukarıdaki tüm cümlelerin “ etken ” mastarlardan türediği
asla unutulmalalıdır.
davet etmek, sevmek, temizlemek, izlemek
Etken cümlelerin tam aksine, özne cümle içinde olayı yapan değil
de, bir nesne gibi olaydan direkt etkilenen yapıda olursa ortaya
“ edilgen ” cümle modeli çıkar. Artık cümle içinde özne
bir başka varlık tarafından yönlendirilmektedir ve çoğu kez
cümleye “ …. tarafından ” ibaresi eklenir.
Edilgen cümlelerde özneye
eylem ……
tarafından yapılır
Aşağıdaki cümleleri inceleyerek etken cümlelerle aralarındaki
farkı ayırt etmeye çalışın.
Davet edilmedim. ( Tom tarafından
)
Karısı çok seviliyordu. ( Onun tarafından )
Odası her akşam temizleniyor. ( Benim tarafımdan )
Bu dizi her gün izleniyor. ( Binlerce kişi tarafından )
Her cümle mastardan türer kuralı gereği yukarıdaki cümleler de
“ edilgen ” mastarlardan türemişlerdir.
davet edilmek, sevilmek, temizlenmek, izlenmek
Özet olarak,
Pınar pencereyi kırdı.
Burada pencere nesnedir. Bu nesneyi edilgen cümlenin öznesi
yaparsak ortaya,
Pencere kırıldı. cümlesi
çıkar ve görüldüğü gibi "pencere" özne görevi üstlenir.
Eylemi özne direkt yaparsa etken
Eylem özneye direkt yapılırsa
edilgen
Önemli Not:
Etken bir cümlenin nesnesi alınıp, edilgen bir cümlenin öznesi
yapıldığından, geçişsiz
fiiller edilgen yapılamazlar. Örneğin, gelinmek, gidilmek gramer
olarak doğru değildir.
Kapı
kırıldı.
Otel yarın açılacak.
Birşeyler yapılmalıydı.
Param çalınmış olmalı.
Bu program hergün milyonlarca kişi tarafından
seyredilir.
Duvar yıllardır boyanmadı.
Tutuklanmış olabilir.
Çatı her yıl tamir edilirdi.
Yukarıdaki tüm cümlelerin “
edilgen ” mastarlardan türediği asla unutulmalalıdır.
Oluş Cümleleri
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
İlk
bakışta içlerinde yüklem yokmuş gibi algılanırlar. Bunun en
büyük nedeni insanların yüklemi sadece eyleme dayandırmalarından
kaynaklanır. Oysa “ iş, oluş,
eylem belirten kelimelere fiil denir ” tanımında açıkça bir
oluştan söz edilmektedir.Yani her fiil illaki eylem içerecek
diye bir kural yoktur. Doğadaki her bir nesnenin var oluş
başka bir deyişle madde oluş fiili vardır ve bunu gizli
olarak içinde saklar.
Bizler “ özne=nesne ”
yani
öznenin bir şey ya da
bir yerde olduğu tarzındaki cümleleri Türkçede
isim
fill ve sıfat fiil kullanarak yaparız. Oysa
İngilizce dilbilgisi içinde isim ve sıfat fiil diye yapılar
yoktur.
Bu tarz cümleler oluş cümleleri diye adlandırılarak “olmak
mastarı” ile yapılır. Aşağıda oluş cümlelerine örnekler
verilmiştir.
Tom dün hastaydı.
Linda’nın babası bir
doktor.
Geçen yaz
Antalya’daydım.
O genç
bir öğretmendi.
Çok şişman.
Herkes oradaydı.
Evliydi.
Arabası bahçede.
İstanbul oldukça kalabalık bir şehir.
Başarılılar.
Çok tembelsiniz.
Annesi bir ev kadını.
İki hafta önce evdeydiler.
Canan güzel bir kız.
Yorgunum.
Kızkardeşi heyecanlıydı.
Trafik oldukça sıkışık.
Gözleri
maviydi.
O çok
yaramaz.
Evet bu cümlelere ilk bakıldığında yüklem görülemez ama
içinde yüklem bulunmayan hiç bir
yapının cümle olamayacağı
hatırlandığında bu cümlelerin içlerinde kesinlikle gözle
görülemeyen bir yüklemin olduğu sonucuna varılır.Yani bu
cümleler içlerinde gizli bir
“ olmak ”
saklamaktadırlar.Yüklemleri olmak mastarından türeyen bir
kelimedir.
Edat
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Farklı tür ve görevdeki
kelimeler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan
sözcüklere edat denir. Edatların tek başlarına anlamları
olmadığı gibi, tek başlarına görevleri de yoktur. Ancak diğer
kelimelerle birlikte cümle içinde görev kazanırlar.
ki
ile
gibi
Fiilimsi
( İngilizcedeki önemini görmek
için tıklayınız...)
Cümlede yüklem olmamalarına rağmen
yükleme yakın bir anlam kazanarak bir kelimede cümle anlamı
veren yapılardır.
Koşarak
dışarı çıktı.
Ağlayarak yüzüme baktı.
Gülerek koltuğa oturdu.
Çok çalışarak sınavı geçti.
Hikaye
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Bir olayın başlangıcı ile bitişi
arasında geçen süre içindeki herhangi bir an, o zamanın
hikayesidir. Genel hatları ile - yor ile cümlelerde karşılık
bulur. Asla genel bir anlam içermez. Hikayeler aşağıdaki
kuralların tamamını barındırmak zorundadırlar.
* Anlık durum ifade ederler.
* Geçici ve devam etmekte olan durum ifade ederler.
* Bitmemiş durum ifade ederler.
* Geniş zaman ve geçmiş zaman dışında tüm hikayelerde -yor +
olmak kelimeleri
Türkçe içinde mutlaka birlikte yer alır.
* Hikayeler asla genelleme içeremezler.
* Her - yor eki hikaye değildir. Örneğin "sabahları 8'de
kalkarım" ile "sabahları 8'de
kalkıyorum" genelleme içerdiğinden aynı kullanımda ve
hikaye olmayan iki cümledir.
Yarın Londra'ya uçuyor olacağım.
Bahçede oynuyorlar.
Beni dinliyor olmalısın.
Televizyon seyrediyor olabilir.
Bu saatte uyuyor olurdum.
Problemi çözüyor olabilirdin.
Dün yağmur yağıyordu.
Evi temizliyor olmalıydılar.
Ders çalışıyor ol.
Yarın çalışıyor olmak zorundayım.
Yukarıdaki tüm cümlelerin “ hihaye ”
mastarlardan türediği asla unutulmalalıdır.
Ettirgen
( İngilizcedeki önemini görmek için tıklayınız...)
Geçişli bir fiil
" r -t -tır " eklerinden
birini alarak ettirgen hale dönüşür. Eylem bir başkasına
yaptırılma konumundadır.
Kapıyı boyatmalıyız.
Onu tutuklatacağım.
Cüzdanımı çaldırttım.
Televizyonu tamir ettirmeliydik.
Evi temizlettirebilirdi.
Her ay saçını kestirir.
Bu numuneyi Almanya'da ürettirebiliriz.
Raporu yazdırtmış olmalı.
Yukarıdaki tüm cümlelerin “ ettirgen ”
mastarlardan türediği asla unutulmalalıdır.
|